15 Kasım 2007 Perşembe

Bizim Köye

Güzelliğine öyle güzel ki
Baharı başka,güzü başka,yazı başka

Söyledi mi öyle söyler ki
Şarkısı başka,türküsü başka,sazı başka

Baktı mı öyle bakar ki
Gülüşü başka,işvesi başka,nazı başka

Sevdi mi öyle sever ki
Anası başka,bacısı başka,kızı başka

1972/Zonguldak-Devrek-Hacımusa köyü

Milyoner

Ben
Memur değilim
Aslında
Milyonerim
Devletin bana
Yarım milyon borcu var
Ama fakirin
Ödeyecek hali mi var ?
Her ay
Borcuna mahsuben
970 lira verecek
Ve kırk yıl sonra
Tüm borcu bitecek

1973 / Beykoz-Bozhane

Bir Adam

Yaşından hayli geçkin çehreli,
Kirli kasketi,yamalı ceketi,
Başı önünde
Cebinde elleri
Kirli uzun saçları
Uzamış sakalı
İple bağlamış pantolonunu
Yorgun,bitkin,isteksiz yürüyor
Yırtık pabuçlarından
Morarmış parmakları görünüyor

Birden eğildi
Sanki yıllarca aradığını
Bulmuş gibi sevindi
Bir izmaritti bu
Ve hemen aldı.
Ama markasını okuyamadı
Düşündü,düşündü,düşündü……
“Gavur cigarası “dedi.
Ve güldü…güldü…güldü…

Günlerdir
Doğru dürüst bir şey yememişti.
Bu cigarayı içenleri düşündü
Sonra başını soktuğu
Tek odalı evi aklına geldi
Sobasını,üzerindeki eski çaydanlığını
Eski yatağını,kilimini
Ve yamalı yorganını hatırladı

Sonra
Onların evlerini düşündü
Sofraları göz gözünün önüne geldi
Ağlamaklı oldu birden
Tekrar izmarite baktı baktı baktı
Ve attı.

1973/Beykoz-Bozhane

30 Ekim 2007 Salı

Malum Kuruma Dair

Önde beyaz köşk
Epeyce yaşlı ve boyaları dökülmüş
Yanı biraz mağrur
Biraz da naçar
Aşağılara doğru yeşil bahçe ile
Zarif tretuvar
Daha sonra da
Derslik yapmak için
Otelden bozulmuş odalar
İçinde ise sadece
Yirmi dört öğrenci var

Personel işi biraz karışık
Vakıfbank ve Milli Eğitimden
Yani biraz sizden biraz bizden
Dördü yönetici
Otuz kadar

Varidatı
Ve de sarfiyatı
Hiç sormayın
Ayda yaklaşık kırk milyar

Fazla söze ne hacet
Her şey apaçık ortada
Kimine göre kral çıplak
Kimine göre de
Pembe incili kaftanı var

Otobiyografi

Adım Necmi
Soyadım Mola
Tekirdağlıyım
Genellikle sakin,
Ama bazen heyecanlıyım.

1950 baharında
Hayrabolu’da
Dünyaya gelmişim
İki yaşında küçük,
Üç yaşında büyük
Çişimi söylemişim

Sessizce girdiğim
Ve sessizce çıktığım
Tabanları mazot kokulu
Mithatpaşa İlkokulu

Mevsimlerden yazı
Renklerden beyazı
Enstrumanlardan sazı
Makamlardan hicazı
…………….severim

Yoğurtlu biber kızartmasını,
Çoban salatasını,
Balık ızgarasını
Şayet olursa arada bir
Tekirdağ rakısını
……………severim.

İnsanlar

Ey insanlar
şaşıyorum hepinize
ve de en çok
yok yere üzülüp
yok yere sevinmenize

kahroluyorsunuz
çoğunuz
tuttuğunuz takım yenilince
sevinçten uçuyorsunuz
bir de ellibirde
ikinci jokeri çekince

Gide Gide

ve sonra
arkada bıraktıklarım
hayallerimin değişmezi,
hayatımın vazgeçilmezi
sevmek ne kelime
ve adeta taptığım
ama lakin ne kendimi
ne de derdimi anlatamadığım
biricik karım

artık eskisi gibi
doya doya kucaklayamadığım
oğullarım,çocuklarım

ne hoş olurdu
hayatın her anını
keyfini çıkararak yaşamak
ve yıllara
meydan okuyarak yaşlanmak
her halde çok zor olmalı
mevsimlik bir hevesten
ömürlük bir aşk yaratmak

Necmi MOLA - 25/03/2005

Belirsizlikler - Bilinmezlikler

konuşabilmeyi isterdim
olabildiğince
rahat ve ortadan
sus...yeter...kes...tamam...ların
duvarlarına çarpmadan

anlatabilmeyi isterdim
yani o tarifsiz anı
yüzünüze biraz gölge düştüğünde
bizim dünyamızın karardığını

bilinmesini isterdim
hayatın sadece
ya hep, ya hiçten
ve renklerin de
sadece siyah ve bayazdan
ibaret olmadığını
ve insanların da
ya bendensin ya da karşımdasın
şeklinde sınıflanmadığını

pek anlamak istemeyiz ama
herkes kendisinin yargıcıdır
ve de hep böyle olmalıdır
ve herkesin celladı kendi içindedir
ve herkes
kendi cehennemini
kendi yaratır.


Necmi MOLA - 08/03/2005

Altın Öğütler

1-Beynine ve bedenine saip ve hakim ol.Onları ihtiyacı olan şeylerden uzak tutma.Onların ihtiyacı olan ve onlara zarar veren şeylerden uzak dur.Aynı şeyi zamana ve mekana hakim olma ile ilgili olarak da söylenebilir.

2-Hesabını-kitabını iyi yap.Bilinmelidir ki hayat bügünden ve bugündekilerden ibaret değildir.İnsanların arzuladıkları kadar erteleyebildikleri ve vazgeçebildiklerinin de çok önemli olduğu unutulmamalıdır.Yine herkes bilir ki istek ve arzular sınırsızdır ama imkanlar sınırlıdır.

3-Hayatta sadece kendimizi iyi hissettiren şeyleri yapmamız kadar,başkalarının da kendisini iyi hissettirecek şeyler yapmamız gerektiği unutulmamalıdır.

9 Eylül 2007 Pazar

Bize Dair

86 Temmuz’u ortası
İstanbula kavuşma coşkusu
Cağaloğlu yokuşu
Bolca egzos kokusu
Ve çiseleyen yağmur
Kafamda binbir düşünce
Ayrıca anlatılmaz
Bir gelecek korkusu

Atığı her adım
Bu yokuşun taşları gibi yorgundu
Ve yolun sonuna geldiğinde
Biraz solgun
Biraz da yorgundu

Omuzları öyle çökmüştü ki
Taşıyordu sanki
İstanbulun bütün yükünü
Ve gözleri öylesine dolmuştu ki
Yaşıyordu sanki İstanbulun bütün hüznünü
Bu yokuş
Kimleri yormamıştı ki ?
Ve kimler kimlerden
Akıl sormamıştı ki ?

Tanık ,sanık ,müşteki ifadesi
Ne diyordu 657 nin
Meşhur 125/A-a maddesi
Acaba hazırmıydı
Kasım ayı vergi iadesi
Nasıldı şu malum müdürün
Kooperatif sözleşmesi
Ve de ayrıca
Dergiden alınan
Komisyon yüzdesi
Fon,ristrun,yedek akçe
Fiş fatura
Acaba varmıydı irsaliyesi

Ve işte orada
Yavaşlayan adımlar
Ve yaşlanan merdivenler
İşte karşıdaki büroda
Bizim memurlar

Hemen Şu tarafta
Fulya,Müzeyyen,Fatma,Türkan
Öte yanda ise
Satı,Nehir,Nuran
Ve yürekleri
Daktilo tuşları ile atan
Ve adeta
Kaderleri kağıtlara karışmış
Kimbilir kaç kez
Ve de kaç kişi ile küsmüş
Ve kaç kere barışmış
İşte onlar,
Bizim memurlar

İşte orada herkes
Her şeyi söylüyor
Aylık çalışma çizelgesi
Genelge teksiri,gizli sicil
Bitirme belgesi
Acaba hangisiydi söyleyen
Hangisi idi konuşan
Ve sanki hepsi birbiri ile yarışan

Fatma mıydı ?,Fulya mıydı,
Nuran mıydı, yoksa Satı mıydı?
Galiba birisiydi
Örnek 19 u istediydi
Fatmanın ise bambaşkaydı çilesi
Hemen herkese yetişiyor
Aylık çalışma çizelgesi
Yeni görev bölgesi
Ayrıca turne raporu
Ve herkesin yeni ev adresi
İzinden dönenler için göreve başlama yazısı
Ramazan bey için
Çocuk beyannamesi
Ve de cok acilmiş toplantı yazısı

Hemen karşıda
Muharrem beyin odası
O da öylesine bakıyor
hiç eksilmeyen
Önemli bir konuğu ağırlıyor

Muzaffer beyin yine sert bir günü
Habire yağıp esiyor
Kimbilir hangi sebebten
Kimbilir kime
Hastir çekiyor

Ve başkanlar
Onlar bizim başkanlarımız
Adamışlar öylesine yüreğini
Son sürat yaşıyor
Ve sessizce yaşlanıyor
Hiç hissetmiyorlar
Günbe gün tükendiğini

Ve artık iki binli yıllar
Va dahası da var
Yani Münevver hanımlı yıllar
Zeki bey, Latif bey,Ahmet Koçibar
Ve de ilaveten
Erdinç Fırtına da var
Ve değişince devran
Katılınca Muzaffer Canıdemir
Tarifsiz bir acı ile
Sevinmeye dahi fırsat bulmadan
Geldi ilahi emir

Nasıl da değişiveriyor her şey
Daktilo sesleri yok artık
Elleri de kirlenmiyor memurlarımızın
Eskimiş daktilo şeritlerinden
Yeni sözcüklere de alıştık
Yeniden uyanırcasına rüyadan
Vizyon misyon data show power point
Word excel falan,filan


2004 şubatı
ve ondan sonrası
kabus dolu aylar
Onlar.bunlar,şunlar
Yine örnek ondokuzlar
Öte yakada
Kumkapı artı,Eminönü artı,Üsküdar
Rezalet diz boyu,
Maskaralıksa gırtlağa kadar
Beri yakada ise
Çıkış kumkapı varış Bakırköy
Kurtarmaz hocam
Araya bir de Topkapı koy

Ve artık mesaj geldi yükseklerden
Malum yönetmelik,
ve meşhur 52.maddesi
Yani şu sekiz yıl meselesi
gitme vakti geldi deniyor kibarca
yoktur başka bahanesi

1986/2005 Necmi MOLA